Zamanı gelmiştir artık dirilişin, dünyaya payidar olmanın, Allah'ın hükümlerinin ete kemiğe büründürmenin ve o hükümleri dünyaya şart koşmanın. Vakit geldi artık...

ABD Başkanı Donald Trump'un, Müslümanların kırmızı çizgisi Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma arzusu Kur'anda geçen savaşın bir ilanıdır. Şu günlerde ülkemiz ve tüm İslami ülkeler bir savaş vermektedir. Bu savaş, ölüm ve kalım savaşıdır. Hilal ile Haç'ın kavgasıdır. Fakat Trump'a karşı sesi çıkmayan İslami ülkelerin pısırıklığına bakıyorum da, belli ki meselenin mühimmiyatını henüz anlayamamışlar.

Recep Tayyip Erdoğan çıkıp arslanlar gibi "Eyyyy Amerika..." diye söze başlayıp, "Dünya 5'ten büyüktür" diyebiliyorsa, Trump'a haddini hududunu bildirip "Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir" vurgusu yapabiliyorsa tüm Müslümanlar feyz alıp, birlikten kuvvet doğar anlayışıyla ortak hareket etmelidir. Zamanı gelmiştir artık dirilişin, dünyaya payidar olmanın, Allah'ın hükümlerinin ete kemiğe büründürmenin ve o hükümleri dünyaya şart koşmanın. Vakit geldi artık...

Bilmem farkında mısınız?

Ortadoğu'da yaşanan vahşete DUR deyip, mazlumlara yardımlarını eksik eylemeyen, zulme dikkat çekip haksızlıklara rıza göstermeyen sadece Türkiye kaldı.

Irak parçalanıyor, yetiş Tayyip!

Filistin işgal altında, yetiş Tayyip!

Suriye'de kan gövdeyi götürüyor, yetiş Tayyip!

Katar darda, yetiş Tayyip!

Pakistan bitik, yetiş Tayyip!

Yetişsin, yetişsin de; tek başına nereye kadar?

Ağzı açıldı mı, "Biz Erdoğan'la mı Müslüman olduk?" deyip, liderimize hakaretler savuran yavşaklarla; Müslüman geçinen diğer ülkelerin yöneticileri Trump'a karşı seslerini niçin yükseltemiyorlar?

İslam İşbirliği Teşkilatı dahi, Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla toplanabiliyorsa uyuyan Müslümanların uyanışına vesile olmalı Trump'un akıl almaz Kudüs planları. Müslümanlar öyle bir ayaklanmalı ki, tüm cihan kimin namusuyla, şerefiyle, haysiyetiyle oynamaya çalıştığını iyi bellemeli ve adımlarını Müslümanların cesaretini aklederek atabilmeli. Bir olmazsak, iri olmazsak, diri olmazsak bu coğrafyada hiçbirimizi yaşatmazlar.

Recep Tayyip Erdoğan; Ertuğrul gibi meydan okuyor, Osman Gazi gibi büyük devlet ideali taşıyor, Selahaddin-i Eyyübi gibi Kudüs'e sahip çıkıyor, Yavuz Sultan Selim gibi Suriye için mesaj veriyor, Kanuni Sultan Süleyman gibi Avrupa'ya dayanıyor, Abdülhamid gibi kurtlarla dans ediyor, inşallah Fatih Sultan Mehmed gibi de günümüz Bizans'ı Amerika'yı yerle bir etmek ona nasip olacak. Ümmet ise, yükünü tek başına omuzlayan Recep Tayyip Erdoğan'ın destekçisi olarak onun etrafında kenetlenmeli. Müslümanların kırmızı çizgisini aşan ve aşmaya cüret eden hadsizler bunun bir bedelinin olduğunu yaşayarak tecrübe etmeli. Değil uygulamak, söylemeyi dahi akıllarının ucundan geçiremesinler.

Şu coğrafyada çoluk çocuk demeden milyonlarca mazlumu katleden terör devleti Amerika'dan "adalet" bekleyen, Reza Zarrab davasını fırsat bilip ellerini ovuşturan, Türkiye'nin ABD tarafından işgal edileceğini büyüüüüükk alkışlar eşliğinde anlatan kan emiciler o hain senaryolarının gerçekleşmesinin mümkün olmayacağını okkalı bir Müslüman tokadıyla anlayacaklar. Yeter ki İslam alemi tek yürek olup, ABD'ye "One Minute" diyebilsin. Yaklaştı, gelmekte olan. Yaklaştı, iman şuuruyla düşman bertaraf etme vakti. Zafer inananlarındır. Zafer, gavurun gözlerine bakıp "Kudüs Müslümanlarındır" diye haykırabilen cesurlarındır, cihat ehlinindir.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları