"Avrupa Avrupa duy sesimizi" dediğimiz günlerden, ABD'nin emperyalist senaryolarını yırtıp atarak "Kararlarınızı tanımıyoruz" diye bağırabildiğimiz günleri yaşıyorsak bu hiç şüphesiz Recep Tayyip Erdoğan sayesindedir.

Kendilerini dünyanın efendisi zanneden birileri kendi kafalarından Kudüs'ü İsrail'in başkenti yapmış, Google de vakit kaybetmeden bu talimat doğrultusunda adım atmış, Erdoğan faktörünü unutup dünyayı örümcek ağı gibi saran lanet olası sistemlerini harekete geçirmeye başlamışlar. Kudüs, Müslümanların kalbidir, hassas noktasıdır, kırmızı çizgisidir. Kimse pay biçmesin, o çizgiyi aşmaya cüret dahi etmesin.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Müslüman ülkelerin liderlerini İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesine acil çağırması ve birtakım kararlar alınarak Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğu gerçeğini dünyanın yüzüne haykırabilme cesareti göstermesi, ABD'ye "Kararınızdan geri dönmezseniz sonuçlarına katlanırsınız" resti çekmesi Türkiye'nin İslam aleminin sancaktarlığını üstlendiğini gösteriyor bizlere. Türkiye'nin değişen yeni dünya düzeninde eski pısırık halinden eser kalmadığını, üzerine serpiştirilen ölü toprağını silkinip attığını ve Ümmet için, insanlık için bir şeyler yapabilmenin derdine düşmüş vaziyette sürekli çaba sarfettiğini görüyoruz. Bu durumdan da oldukça memnunuz.

Zira "Avrupa Avrupa duy sesimizi" dediğimiz günlerden, ABD'nin emperyalist senaryolarını yırtıp atarak "Kararlarınızı tanımıyoruz" diye bağırabildiğimiz günleri yaşıyorsak bu hiç şüphesiz Recep Tayyip Erdoğan sayesindedir. Kim ne derse desin, doğru tektir. Eline meşaleyi alarak milletine yol gösteren, "Bizim tarihimiz 1923'ten itibaren başlamıyor" diyerek ecdad ruhuyla bu millete tarihini hatırlatan, milleti dirilişi yaşamaya davet eden, şahlanışa ortak kılan, Güçlü ve Tam Bağımsız Türkiye anlayışıyla 2023'ü hedef koyan devrimlerin efendisi Recep Tayyip Erdoğan bir dehadır. O ki; ne zaman "Kudüs" dese, "Eyyyy Amerika" diye bağırsa tüm dünya sesi soluğu kesip dikkat kesiliyor. İşte "Dünya Lideri" olmak budur.

Önceden kendi fikri olmayan, olup mırıldansa dahi susturulan, yönetilen, kukla misali istenilen tarafa çekilen, Avrupa'ya muhtaç olan yöneticilerimiz vardı ne yazık ki. O dönem basiretsiz yöneticilerimizi baştacı eden kesimin, Avrupa'ya karşı bağımsızlık mücadelesini başlatan Recep Tayyip Erdoğan'a saldırması bugüne dek niçin bir adım bile ilerleyemediğimizi ortaya koyuyor. Bu yüzden onlar Recep Tayyip Erdoğan'ı hiçbir zaman anlayamayacaklar. Etrafımız ateş çemberi, ABD'nin PYD'ye yığdığı tırlar dolusu mühimmat gözümüzün önünde, Erdoğan'ın açıklamalarıyla birlikte ülkemize açık saldırı olasılığı arttı. Daha fazla saldıracaklar, üzerimize daha fazla oyun kuracaklar. Hâl böyle iken içeride Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetini yıpratmaya çalışmak, sûni gündemler vasıtasıyla ilgiyi gereksiz konulara çekip arıza çıkartmak bir şerefsizlik örneğidir. Gecikmiş bir diriliş sürecinin canlı şahitleriyiz. Safları sıkı tutmak elzemdir ki, fitnede başı çeken insan kılıklı şeytanlar araya kaynayamasınlar.

Türkiye var olduğu sürece Allah'ın izniyle Kudüs, Mescid-i Aksa emin ellerde olacak, harici bedbahdlar kirli ellerini süremeyecekler Müslümanların kalbine. Yeter ki Elif gibi, dimdik durun. Hazan yemiş yapraklar gibi sağa sola savrulup gemiyi terketmeyin. Esen her rüzgâra göre şekil almayın, mevcudiyetinizi koruyun. Bağırın, çağırın, sessiz kalmayın zulümlere karşı. "İşgalcisin eyyy İsrail" deyin. Tarafsızlık adı altında namussuzluğu kendinize yakıştırmayın, tarafınız belli, duruşunuz net olsun.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları