Dinimiz İslam, Peygamberimiz Hz.Muhammed SAV, ülkemizin Başkanı da Allah'a iman etmiş, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Hiç öyle provokasyon peşinde koşmayın, yemezler...

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, "İslâm güncellenmeli" derken kafaları karıştırmaya yönelik vazifelendirilmiş birtakım güruh, Cumhurbaşkanımızın imanını dahi sorgular hale gelmiştir.

Bu sebeple dilsiz şeytan olamayan şahsım, haksızlığı gidermek adına açıklamaya lüzum görmüştür.

İslâmiyet'te "içtihat" diye bir kavram var, Cumhurbaşkanımızın vurgulamak istediği de buydu.

İçtihat nedir?

Şuradan başlayalım; İslam hukukunun dört temel kaynağı vardır. Bunlar: Kitap (Kur’an), Sünnet, İcma ve Kıyas’tır. Ortaya çıkan herhangi bir meselenin hükmü konusunda bu dört kaynağa müracaat edilir. Yani, bir meselenin hükmüyle ilgili olarak önce Kur’an’a bakılır, onda bulunamazsa sünnete bakılır. Onda da bulunamazsa, geçmiş alimlerin görüşleri anlamında icma'ya bakılır. Onda da bulunmazsa, o meselenin benzeri bir mesele ilk üç kaynaktan araştırılır ve böylece hüküm bulunmaya çalışılır.

Elbette ortaya çıkan yeni bir meselenin hükmüyle ilgili olarak anlatılan bu süreç, anlatıldığı kadar basit değildir. Zira, bir meselenin hükmünü Kitap, Sünnet, İcma’dan araştırmaya çalışmak başlı başına uzun bir süreç olduğu gibi, bunlarda da hüküm bulunamazsa yapılacak olan "içtihat" da oldukça uzun ve yorucu bir süreçtir.

"İçtihat" icma ve kıyasın temeli olarak görülebilir. Zira icma, herhangi bir asırda yaşayan müçtehitlerin, bir meselenin hükmüyle ilgili olarak fikir birliği etmeleridir. Kıyas ise ortaya çıkan meselenin bir benzerini bularak, ondaki hükmü yeni meseleye taşımaktır. Her iki uygulamada da müçtehit akli melekelerini kullanmak zorundadır ki, meselenin hükmünü araştırmak anlamında içtihat etmek zorundadır.

İçtihat sayesinde düşünce donukluğunun önüne geçilmekte, yeni ortaya çıkan meselelere çözüm üretmekte içtihat birinci derecede önem kazanmaktadır.

Açıklık getirmek gerekirse; İslâmiyette para; altın ve gümüştür. Ancak, bunların dışındaki (madenî ve kâğıt) paralar da, hilkat itibariyle değil de, insanlar arasında örf ve âdet olması sebebiyle İmam-ı A’zam Ebû Hanîfe ve İmam Ebû Yûsuf tarafından para olarak kabul edilmişlerdir.

İslâmiyette vasıta görevini develer görüyordu. Ancak günümüzde otomobiller, trenler, uçaklar var. Haliyle "vasıta" olarak kabul edilmişlerdir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın "İslam güncellenmeli" derken kastının İslam'ın kesin hükümleri, ayet ve hadisler olmadığını bildikleri halde veya cehaletten ötürü alçakça saldırıp, sağa sola pisliklerini kusuyorlar. Dinimiz İslam, Peygamberimiz Hz.Muhammed SAV, ülkemizin Başkanı da Allah'a iman etmiş, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Hiç öyle provokasyon peşinde koşmayın, yemezler...

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları