Bu millet; devletini, ordusunu, Cumhurbaşkanını ve hükümetini asla yalnız bırakmayacak. Bu millet, öze dönüşün canlı şahidi olacak. Bu millet, 2023'e inanmış ruhun ta kendisi...

Yıl oldu 2018!

Dünyayı o lanet sistemleriyle örümcek ağı gibi saran, petrollerin üzerine konmak için Orta Doğu'yu harabeye çeviren, kanlı politikaları uğruna masumların canını alan eşkıya ABD'nin üzerine biraz yürüdüğünüzde kağıttan kaplan olduğunu hemen anlıyorsunuz!

Oysa ki düne kadar anlayamıyorduk!

Çünkü Türkiye olarak bir adım atacağımız zaman iki düşünüyor, "ABD ne der?" kaygısı taşıyarak ayağımızı yorganımıza göre uzatmak durumunda kalıyorduk!

Bizlere "Dünya gücü" olarak anlatılan ABD'nin gölgesinden çekiniyor, bir dediklerini iki etmemeye çalışıyorduk!

Başımız sıkışınca ABD'ye koşuyorduk, lütfederlerse sıkışıklığımızı gideriyorlardı. Karşılığında da elbette tavizler veriyor, iç politikamızı şekillendirme arzularına göz yumuyorduk!

Fark ettiyseniz eğer, "Biz"li bir eğilim içerisinde konuşuyorum. Yapıyorduk, ediyorduk, veriyorduk...

Sebebine gelince; "Biz" bu vatanın evlatlarıyız. Başımıza gelen seçilmiş, oy vermesek dahi "biz"leri temsilen o makamdadır. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit gibi şahsiyetler ideolojik olarak bizimle zıt düşseler de onları iktidardan düşürmek uğruna vatanı düşürmeye razı olamayız, olmadık da...

Bülent Ecevit; Avrupa Birliği tarafından yanağı okşanırken, İMF'den el pençe divan vaziyette para isterken, zirvelerde fotoğraf çekinirken en arka sıralara sıkıştırılırken "biz" memnun olmadık, aynı ideolojik görüşe sahip olmadığımızdan ötürü kahkahalar filan da atmadık. Utandık, üzüldük. Çünkü Türkiye'yi temsil ediyordu. "Biz"im için hoşa gidecek, kahkaha atacak hiçbir durum yoktu ortada!

Başarısız politikalarına rağmen sahiplendik. İçeride muhalefet etsek de, dışarıda aleyhine konuşmadık!

Fakat şimdi bakıyorum...

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan adeta destan yazıyor, baş eğmiyor, dik duruyor, bağımsızlık için meşaleyi yakmış ilk adımı atıyor!

Birileri de, "Erdoğan gitsin de n'olursa olsun" anlayışıyla hareket edip, Erdoğan'ın yaptığı her şeyin zıddını savunmayı marifet edinmiş. Ne vatan umurlarında, ne beka mücadelesi, ne de yerli ve milli olmak. Umurlarında olan tek şey, Erdoğan'ın savunduğu değerlerin karşısında durmak!

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerika'ya yönelik "Eyyy..." diyerek söze başlayıp, "Size muhtaç değiliz" diye haykırması, dakikada vize iptali misillemesi yapıp, anlaşma için Türkiye'ye gelip şartlarını sıralayan Amerikalı heyete "Şart kabul etmiyoruz" demesi, "Ver papazı-Al papazı" şeklinde yapılan takas teklifi, Trump'un Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması hadsizliğini BM'ye taşıyıp ezici üstünlükle istediğimiz kararı çıkarmamız, ABD'nin eski püskü silahlarına milyarlarca dolar akıtmayıp kendi silahlarımızı üretir hale gelmemiz ve bunun neticesi olarak da Afrin'de yüzde 80 oranında yerli silah kullandığımız gerçeği onlar için bir anlam ifade etmiyor!

Çünkü bugüne dek hep kambur yaşamışlar, belleri doğrulmamış. ABD'nin kırbacını yiye yiye dik durmayı unutmuşlar. Bu yüzden Recep Tayyip Erdoğan'ı anlayamıyorlar!

Neymiş, "hırsız"mış! Neymiş, "diktatör"müş! Geçiniz  o ayakları...

İsrail'in Heronlarına milyar dolarlar vermediği, yerli ve milli sanayiye önem verdiği için mi hırsız?

O bilmiyor muydu, aynı düzene devam edip maaşıyla makam odasında partiler düzenlemeyi?

Canı pahasına, yerli sanayi işine 'Bismillah' demiş, devleti için 4 günde 4 ülkeye ziyaretler yapmış, uykusuzluktan göz kapakları şişmiş, hayatını devleti ve milleti için adamış bir Cumhurbaşkanından söz ediyoruz!

Vatana ihanet edenlerin gözünün yaşına bakmamış, kadınları "başörtülü/şortlu" deyip ayırmamış, ABD'ye diz çökmemiş. Bu yüzden mi "diktatörlük" masalları anlatıyorsunuz?

AK Parti bu ülkede 15 yıldır iktidarda, fakat  diktatörlükten dem vuranlar herkesten özgür. Diledikleri gibi at koşturuyorlar. OHAL'deyiz, fakat devletin bölünmez bütünlüğünü kastedecek provokatif eylemlerde bulunup, kendilerine en ufak fiske vurulması durumunda ortalığı ayağa kaldırıp milleti iç savaş çıkarmakla tehdit edebiliyorlar. Savaş halindeki ordumuzun moralini düşünmeden, ortağı ÖSO'ya "terör örgütü" deyip, ordumuzun kurşun sıktığı PYD'ye "terör örgütü" diyemiyorlar!

O kucağından bir türlü kalkamadıkları eşkıya devlet Amerika bu dünyaya hükümdar olamayacak artık. Çünkü Türkiye ayağa kalktı, eşkıyaların devri kapandı. Ne parti kapatma davaları, ne isnaat edilen uyduruk iddialar, ne itibar suikastleri, ne 7 Şubat'lar, ne Gezi'ler, ne 17/25 Aralık'lar, ne Dolar üzerinden ekonomik kalkışmalar, ne kriz söylentileri, ne de 15 Temmuz ihanetleri başarıya ulaşmayacak. Çünkü göklerden gelen bir karar var!

Bu millet; devletini, ordusunu, Cumhurbaşkanını ve hükümetini asla yalnız bırakmayacak. Bu millet, öze dönüşün canlı şahidi olacak. Bu millet, 2023'e inanmış ruhun ta kendisi...

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları