Milleti tehdit etmekten usanmadınız mı? Usanmadınız diyelim, milletin sillesini yemekten de mi yorulmadınız?

Cehape milletvekili Tuncay Özkan, Kemâl Kılıçdaroğlu'na müdahale edilirse dünyamızı başımıza yıkmakla tehdit ediyor bizi. Devletin bölünmez bütünlüğüne kastedici eylemlerde bulunan; devletin özelini ifşa ederek, üstelik utanmadan bunu 'gazetecilik başarısı' olarak sunarak aleni casusluk yapan, sonra da "Devletin özelini haber yapmak suç değildir, MİT şeffaf olsun" diyerek casusluğu meşrulaştırmaya çalışan Kemâl Kılıçdaroğlu ve avanesi yargı önünde hesap verecek.

Cehape'nin vatana ihanetinin üzerini örtmek için öne sürdükleri Atatürkçü kimlikleri, bir maskeden ibaret. Atatürkçü olabilirsin, onu çok sevebilirsin, hatta daha da öte konumlandırabilirsin. Kimseye "Sevmeyeceksin" demiyoruz. Fakat, Cehape'nin vatana ihanet ettiğini, küresel güçlerle işbirliği yaparak devletimizin altını oymaya çalıştığını kabul edin artık. Emin olun, Atatürkçü kimliğinizden hiçbirşey kaybetmezsiniz. 

Hatta; Mustafa Kemâl, "Paşam! Niçin CHP diyorsunuz? Önceden Cumhuriyet Halk Partisi derdiniz." diyenlere, "Kurucusu olduğum partinin sonsuza dek benim partim olarak kalacağının bir garantisi var mı çocuk?" cevabını vermişti. Hani her halükârda Atatürk'ü sömürüp, Cehape'ye toz kondurmayanların işine gelmeyen bir anı olarak kayıtlara geçmişti bu diyalog. 

Biz hatırlatmakla mükellefiz. 

Öte yandan Enis Berberoğlu meselesi öyle bir boyut aldı ki, Kemâl Kılıçdaroğlu 25 gün boyunca yol yürümesine rağmen soğuk terler dökmeye başladı. Her an 'öttü ötecek' korkusuyla yaşamak, sinir sistemlerini laçka hale getirdi. Bugün milletvekillerini toplayarak epey hararetli bir toplantı gerçekleştirip, teşkilatlara 'köstebek' uyarısında bulundu. Cehape içerisinde cereyan eden hadiselerin herkesten önce Melih Gökçek'e ulaşması, ülkemiz üzerine kurduğu tezgahların bir bir çökmesi anlamına geldiği gibi, hareket alanının da daraldığını gösteriyor. 

Devletin özelini haber yapmak suç değilse, Cehape'nin toplantılarını ifşa etmek mi suç? 

15 Temmuz gecesi milletin namusuna el konulmak istenirken makarna kuyruğuna girenler, Kemâl Kılıçdaroğlu'na dokunulursa meydanlarda olacakmış. Bu milleti tehdit etme alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemiyorlar. Çünkü kendilerini hâlâ güçlü zannediyorlar, milletin iktidara geldiği gerçeğini sindiremiyorlar. Kendi ihanetlerini bu millete dikta ederek, ülkenin anahtarını ağababalarına teslim etmek için uğraşıyorlar. Bunu görememek için ya "vatan haini" yada "deve kuşu" olmak gerekiyor!

Eyyy kendisine Atatürkçü diyen vatandaş!

PKK'lı Cemil Bayık'ın, "HDP ile CHP, AK Parti ile MHP bloğuna karşı ittifak yapsın" çağrısından rahatsız olmuyor musun?

Sırf Atatürk kurduğu için vazgeçemediğin partinin, terör örgütlerinin sözcülüğüne soyunmasından şikayetin yok mu?

"Cumhuriyetin kurucu partisiyiz" diye övündüğünüz halde, partinizin Avrupa'da Türkiye'yi kötülemesi karşısında vicdanen rahat mısınız?

%25 oy oranına bakılırsa, gayet rahatsınız!

Yazık...

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları