Ne kadar ıkınırsanız ıkının, Türkiye Devleti o terörist dostlarınızı tabutlara koyup, bir bir avuçlarınıza tutuşturacak. O tabut aynı zamanda, yapmaya çalıştığınız çukur siyasetin de tabutu olacak. Tarihin çöplüğünde yerinizi alacaksınız.

Türkiye'de siyaset yapmaya çalışan, fakat yapamayan, yaptığı tek şey "vatana ihanet" olan bir parti var; CHP'nin ta kendisi!

8 seçim kaybeden, 9. seçimi de kaybetmek için tekrar Genel Başkan seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, "PYD'yi terör örgütü olarak görmüyoruz. Vatanlarını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum" demişti.

CHP Çanakkale milletvekili Muharrem Erkek, "Sınırımızda DAEŞ olacağına PYD olsun" şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Bu açıklamalara kadar, maddi yardımlar henüz medyaya yansımayıp, günyüzüne çıkmamıştı.

Akabinde, Suriye’nin Deyr ez Zor kentinin doğusunu işgal eden YPG, üzerinde ”CHP İstanbul Maltepe Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü” ibaresi bulunan tankerle görüntülendi.

Çok değil...

3-5 ay sonra; aralarında CHP milletvekili Veli Ağbaba, Mahmut Tanal, eski CHP'li vekil Hüseyin Aygün'ün de yer aldığı bir heyet, Kobane'de bulunan PKK'nın Suriye kolu PYD'ye bizzat kendi elleriyle yardım TIR'ı ulaştırdı. Üstelik tırların üzerinde, "Ataşehir Belediyesi" yazıyordu. Bu milletin paralarını terörist dostlarına yedirip, bu milletin PKK/PYD kurşunuyla şehid edilen evlatlarının kanları henüz ellerindeyken "Atatürk'ün askerleriyiz" demiyorlar mı bir de? Üstelik göstere göstere, gizleme gereği duymadan yapıyorlar tüm bunları....

Aradan 1 yıl geçiyor!

CHP İzmir milletvekili Selin Sayek Böke çıkıyor bu kez sahneye. Karşısındaki moderatörün, "PYD'yi terör örgütü olarak görüyor musunuz?" sorusuna, CHP'li vekil nasıl bir cevap veriyor, biliyor musunuz?

"PYD'ye terör örgütü diyebilmemiz için elimizde istihbarat raporu olması gerekiyor" diyor!

Peki aynı moderatör, bu soruyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sorabilir miydi?

Hayır!

Peki, MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye sorabilir miydi?

Hayır!

Niye?

Çünkü Türkiye'nin bekası için gecesini gündüzüne katan bu iki isim, o moderatörü susturur. "Ne biçim soru soruyorsun sen ya?" çıkışında bulunulurdu. Moderatör de alacağı cevabı bildiği için bu soruyu sormaz, "PYD'yi bitirmek için nasıl bir strateji izlersiniz?" şeklinde bir soru sorardı!

Gel gelelim, aynı durum CHP için geçerli değil. Çünkü Türkiye'nin düşmanını, "düşman" olarak görmüyorlar!

Çok değil, 1 hafta sonra mikrofonu eline alan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu şaşırtmıyor, "PYD terör örgütü değil" deyip, ihanetlere bir yenisini daha ekliyor!

Fakat bitmiyor....

Uzun metrajlı film gibi...

Bu defa da, Sayıştay incelemesinde CHP'li Kadıköy Belediyesi'nin 24 tane kayıp hizmet aracının Rojova'da olduğu ortaya çıkıyor!

Öğrencilerin belediyelerden aldığı bursu yargıya götürüp kaldırtan CHP, Türkiye vatandaşlarının hizmetine sunması gereken belediye araçlarını ta Suriye'de bulunan terörist dostlarına hibe ediyor!

Bu ne demek?

"PYD'nin Afrin'de Mehmetçiğe sıktığı her kurşunun içerisinde CHP'nin izleri var" demek!

"Sıkan el PYD'yse, sıktıran el Amerika, işbirlikçisi de CHP" demek!

"Mehmetçiğe sıkılan her kurşunun barut kokusu üzerlerine sinmiş" demek!

Sonra da utanmadan, şehidler üzerinden siyaset yapıp "Tayyip Erdoğan yüzünden gençler şehid oluyor" yaygarası kopartıyorlar!

Yerde bulunan Kur'an-ı Kerim'i yükseğe kaldırırken, Kur'an içerisine yerleştirilen bombayla şehid düşen askerimizin kanı ellerinizdeyken sakın bu millete "Sizin iyiliğinizi istiyoruz, devlete talibiz" masalları anlatmayın!

Mecliste HDP ile ağız birliği yapıp, Mehmetçiğin omuz omuza verdiği yardımcısı ÖSO'yu hiçbir istihbarat raporu talep etmeksizin El Kaideci olmakla suçlayabiliyorsunuz. Hiç utanmadan, seçim ittifakları söz konusu olunca birlikte hareket edip sağa sola saldırabiliyorsunuz, HDP'nin kongresine temsilci gönderip "Atatürk'ün itlerisiniz" diyen Sırrı Sakık'la yan yana oturabiliyorsunuz. Fakat AK Parti ile MHP "terörle mücadele" konusunda birlik mesajları verip elele kolkola Cumhur ittifakı yapınca karnınız ağrımaya başlıyor. Çünkü Cumhur ittifakı demek, terörist dostlarınızın yeryüzünden silinişi demek! Karnınızı ağrıtan, sizi homurdatan, burnunuzdan duman çıkartan, yüzünüze şeytansı yansımalar yaptırtan şey, tam olarak bu...

Eğer yüreğinde azıcık da olsa vatan sevgisi taşıyan birisi bu partiye oy vermez, bu partide siyaset yapmaz be kardeşim. Bunca ihanete nasıl göz yumulur, o eller hiç titremeden nasıl altı ok için oy atar ve oy ister?

Bunca askerimiz PYD eliyle şehid düşerken, hiç mi vicdanlarınız sızlamaz?

Atatürk'ün kahramanlık(!) destanlarıyla övünürken, söylediğiniz söz ve yaptığınız davranışların tutarsızlığı hiç mi 'Ben n'apıyorum ulan?' dedirtmez?

Hiç mi, "Tayyip Erdoğan'ı sevmiyor oluşum Türkiye'nin düşmanlarına destek vermemi gerektirmez" düşüncesi gelmez aklınıza?

O kadar mı körü körüne yaşıyorsunuz?

Yazık...

Ne kadar ıkınırsanız ıkının, Türkiye Devleti o terörist dostlarınızı tabutlara koyup, bir bir avuçlarınıza tutuşturacak. O tabut aynı zamanda, yapmaya çalıştığınız çukur siyasetin de tabutu olacak. Tarihin çöplüğünde yerinizi alacaksınız. Öyle büyük bir devletiz ki, bunu başardığımızda 2023 vizyonuyla "dünyanın lideri" haline de geleceğiz!

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları