Ataşehir hırsızı Battal İlgezdi, kendisine kaynağı sorulan 5 Milyon TL'lik haksız kazancın kaynağını bir türlü açıklayamamıştı.

İçişleri Bakanlığı, Cehape'li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi'yi görevden aldı. Böylece ilk kez bir belediye başkanı "yolsuzluk ve usulsüzlük" nedeniyle görevden alınmış oldu.

Çok isabetli karar.

Hele hele, Gürsel Tekin'in "AK Parti döneminde artan yolsuzluklar yoksulluğu arttırdı, yolsuzluk çok normal bir şey gibi görülmeye başlandı" demişti. İşte devletin bu hamlesi, bunun böyle olmadığının en açık göstergesidir. Yolsuzluk yapan, bu milletin tek bir delikli kuruşunu dahi cebine indirenler bedelini ödeyecek.

Ataşehir hırsızı Battal İlgezdi, kendisine kaynağı sorulan 5 Milyon TL'lik haksız kazancın kaynağını bir türlü açıklayamamıştı.

Bir gazeteci soruyor:

"Battal bey, hakkınızda iddia edilen kazancın kaynağı nedir?"

Verdiği cevap:

"Vallahi ben de bilmiyorum"

Şu pişkinliği görüyor musunuz?

5 Milyon TL'lik haksız kazancı geçtim, kendisi ayrıca ihaleye fesat karıştırarak da belediyeyi 41 Milyon liralık zarara uğrattı. Şimdi "Ben bilmiyorum" diyerek kurtaramaz paçayı.

Birisi Makarios heykeli dikip 7 Milyon 400 Bin TL cukkalar, diğeri 2 Milyon TL'lik telefon faturasını millete ödetir, öbürü de tanesi 1 Milyon TL'den aldığı 17 rezidans dairesini memur maaşıyla aldığını zırvalar. Bu milletin cebine o kirli ellerini sokup dünyanın vurgununu yaparlarken bu devletin menfaati için kıllarını kıpırdatmazlar. Kıpırdatmadıkları gibi de, büyük devlet ideali taşıyan Recep Tayyip Erdoğan'ı türlü suçlamalarla yolundan alıkoymak isterler. Fakat şöyle bir bakıyorum da, Recep Tayyip Erdoğan'a isnat edilen suçlamaların hepsini kendilerinin yaptığını görüyorum.

Erdoğan'a ''hırsız'' dediler, kendi belediyelerinde yaptıkları yolsuzlukların üzerini örtmeye çalıştılar.

Erdoğan'a ''katil'' dediler, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ı katleden Dhkp-c terör örgütünün marşını hep bir ağızdan okudular.

Erdoğan'a ''tek adam'' dediler, 8 seçim kaybetmelerine rağmen hâlâ koltuğu bırakmadılar.

Erdoğan'a ''diktatör'' dediler, milleti denize dökmekle tehdit ettiler.

Erdoğan'a ''Savaş çıkarıyor'' dediler, 'kan akar' tehdidi savurup sokak çağrısı yaptılar.

Erdoğan'a ''Ülkeyi bölüyor'' dediler, ülkeyi bölmeyi amaçlayan HDP ile elele kolkola Hayır kampanyası yürüttüler.

Erdoğan'a ''Ekonomiyi batırdın'' dediler, memura maaş verecek para bulamadılar.

Erdoğan'a ''Dini kullanıyor'' dediler, referandum süresince Allah'ı, Kur'anı, Peygamberi dillerinden düşürmediler.

Erdoğan'a ''Basın özgürlüğünü engelliyor'' diye savaş açtılar, ''İktidara gelirsek sizi urganla karşılayacağız" diyerek A Haber ve çalışanlarını ölümle tehdit ettiler.

Erdoğan'a ''Fetö sevicisin'' dediler; Cehapeli vekil Tur Yıldız Biçer tweet attı, Hakan Şükür beğendi.

Erdoğan'a ''ABD'nin emir eri, siyonist uşağı'' dediler; Reza Zarrab üzerinden Türkiye'nin yargılanması sürecine alkış tuttular.

Erdoğan'a ''Topraklarımızı satıyor'' dediler, Albatros Parkını 160 milyona sattılar.

Daha saymama gerek var mı?

Şimdi bedel ödeyecekler, devlet inlerine tek tek girecek. FETÖ'nün ellerine tutuşturduğu ticaret dekontlarını sallayarak algı oluşturmak kolay, FETÖ sizi kurtarsın da görelim bakalım.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları