Türkiye coğrafyada ipleri eline almış, ABD'nin boynuna dolamış. Ayak uyduran değil, ayak uydurulan olmuş; savunmayı elden bırakmadan hücuma çıkar hale gelmiş. Bu başarı tablosu hiç şüphesiz ki Recep Tayyip Erdoğan'ın eseridir. ABD'nin öyle çok da büyük olmadığını gözler önüne serdi.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Reza Zarrab'ın yargılanması sürecine ilişkin "Türkiye'ye kumpas davası" yorumunda bulunmuştu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a da hadsiz bir şekilde cevap veren ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nauert, "Biz Türkiye'den aynı hikayeyi daha önce de duyduk. Hepsi aynı hikaye. Bizim Türkiye'ye karşı bir darbe girişimi içerisinde olduğumuz iddiası saçmalık. Eminim ki bu saçmalıklara kendileri de gülüyorlardır" dedi.

Şu aymazlığa, şu pişkinliğe bakar mısınız?

Kendilerini tereyağından kıl çeker gibi pürüpak eyleyip, suda sabunda elleri yokmuş gibi davranıyorlar. Madem sizin darbe girişimi ile alakanız yok, bizim "terörist" dediğimiz Fetullah Gülen şerefsizine niçin ev sahipliği yapmaya devam ediyorsunuz? Madem sizin darbe girişimi ile alakanız yok, Fetullah Gülen şerefsizinin iadesini talep ettiğimizde hangi amaç doğrultusunda "Delil yok" zırvasına sığınıyorsunuz da, iade etmemek için bin dereden su getirip duruyorsunuz? Madem sizin darbe girişimi ile alakanız yok, Emre Uslu, Tuncay Opcin ve Hakan Şükür gibi FETÖ'cü firarilere yerleşim ve işyeri açma ruhsatı dağıtıyorsunuz? Üniversitelerinizde akademisyenlik bile yapabiliyorlar!

Madem darbe girişimi ile hiiiiiçç alakanız yok, 14 Temmuz günü Büyükelçiniz John Bass'ın, darbe girişiminde rol alan darbeci bir komutanla yanyana görüntülenmiş olmasını nasıl açıklayabilirsiniz?

Trump'ın danışmanı Malloch da, “Türkiye, ABD'nin seçilmiş başkanını devirmek isteyen bir kişiye sahiplik yapsaydı onun kellesini isterdik” demişken, Türkiye'nin seçilmiş Cumhurbaşkanını devirmek isteyen ve bu uğurda 250 cana hiç acımadan kıyan eli kanlı katili iade etmemeniz darbe girişiminde parmağınız olduğu gerçeğini ortaya koymuyor mu?

Resmen Türk milletiyle kafa buluyor, 16 kez devleti yıkılıp 17.kez devlet kuran koskoca bir milleti aptal yerine koyuyorlar!

Recep Tayyip Erdoğan'ın Ortadoğu planlarınıza çomak sokmasıyla birlikte Türkiye'nin gücünü iliklerinizde hissetmeye başladığınızın farkındayız. Türkiye öyle hamleler yapıyor ki, ne yapacağı konusunda direktifler veremiyorsunuz. Türkiye'nin hareket alanına müdahale hakkınızı kaybettiniz. Türkiye'nin iç işlerine burnunuzu sokarak elde ettiğiniz hâkimiyetiniz artık yok. Türkiye tam bağımsız bir şekilde, gücüne güç katarak ilerlemeye devam edecek. Yok o eski el pençe divan Türkiye!

Aktivist ve gazeteci kılıklı ajanlarınız, papaz entarisi giymiş misyonerleriniz bu ülkede diledikleri gibi at koşturamayacak, turist olarak bile bulunamayacaklar topraklarımızda. Vize engeli koydunuz, dakikada misilleme yaptık. Bu kez geri adım atmanın yollarını aradınız ve tüm suçu John Bass'a yükleyerek heyet gönderdiniz. İlk adımı atan biz olmadık.

Türkiye coğrafyada ipleri eline almış, ABD'nin boynuna dolamış. Ayak uyduran değil, ayak uydurulan olmuş; savunmayı elden bırakmadan hücuma çıkar hale gelmiş. Bu başarı tablosu hiç şüphesiz ki Recep Tayyip Erdoğan'ın eseridir. ABD'nin öyle çok da büyük olmadığını gözler önüne serdi. Rusya ile yakınlık kurup S-400'leri almamız onları epey hoplattı. Tüm medya ve bakanlık sözcüleri, Pentagon komutanları aleyhte zırvalamaya başladı. Zırvalamaktan öteye geçemedikleri için de Türkiye'nin gümbür gümbür gelen ayak seslerini kabullenmek zorunda kalıyorlar. Dilediğiniz kadar Meral Akşener'in sırtını sıvazlayın. Dilediğiniz kadar Cehape ile işbirliği yapın. Kaybetmeye mahkumsunuz. Yenileceksiniz!

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları